ÇEVRE, İLETİŞİM VE NEZAKET

Çevre, insanın doğayı algılayış biçimini, sosyal-ekonomik-siyasi ilişkilerini, üretim ve eylemlerini kapsar.

     Çevre ile ilişkilerin iki önemli boyutundan biri doğayla iletişimdir. Doğa arayıştır, bilgidir ve sınanmadır. Doğa muazzam dengesiyle canlılığını sürdürürken tüm nimetlerini akıl, vicdan ve gelecek sahibi insana sunmaya devam ediyor.

     Bedenimizi ve ruhumuzu zenginleştirirken veya tedavi ederken doğanın cömertliğiyle tanışırız. Sağlıkta, güzellikte ve sanatta doğayı kutsayan(!) hünerlerimizi sergileriz. Leziz yemeklerle sofraları donatmak, keyifli bahçeler düzenlemek, etkili ilaçlar üretmek ve şiir yazmak gibi.

Bir yandan doğadaki eserlerden kendi eserlerimizi yaratırken, diğer yandan ilham kaynağımıza ihanet içinde olduğumuzu fark etmez ya da bunu görmezden geliriz. Bu ihanet kendi aşırılıklarımız, tatminsizliklerimiz ve eksikliklerimizle ilgilidir. Çevre sorunlarının yönetimsel eksiklikler, yanlışlar, ihmaller veya yasal yetersizliklerden kaynaklandığını düşünme kolaylığını tercih ederiz.  Oysa çevremize biraz dikkatle bakacak olsak, kendi doğamızla ve ait olduğumuz doğayla uyum içinde yaşamadığımızı görebiliriz. Çöp kutularına atılanlar obur, müsrif ve yardım severlikten uzak ruhumuzun, zarar görmüş bitki ve hayvanlar empati kuramayışımızın, hukuksuz ve çarpık yapılaşma maddi hırslarımızın, trafik sorunları ve gürültü kuralsızlığımızın, hava, su ve deniz kirliliği geleceğe kayıtsızlığımızın yansımaları değil mi?

     Çevre ile ilişkilerin önemli iki boyutundan diğeri ise insanlarla iletişimdir. İletişim biçimimiz kendimizle, doğayla ve yaşamla kurduğumuz bağın gücünü ve niteliğini büyük ölçüde gösterir. İnsanlarla iyi iletişim kurmak sosyal ve profesyonel alanda etki düzeyimizi yükseltir. Bu yönde konuşma biçimi, davranışlar, görünüş, beden dili, kültürel birikim ve nezaket etkili iletişimin vazgeçilmezleridir. Etkili iletişim saygı, özgüven, motivasyon, zaman yönetimi açısından azımsanmayacak kazanımlar sağlar. Çevrenin doğayla ve insanla iletişim boyutlarında yeni bir anlayış geliştirmek için içe bakışla varlığımıza yönelmeliyiz. Kendimizi ve başkalarını anlayıp değer verdikçe, doğayla empati kurdukça çevremizi anlamlı ve uyumlu hale getirebiliriz.

Ait olduğumuz doğa bize lütfediyor, onarıyor ve affediyor. İnsanı doğadan alırsanız varlığını sürdürmeye devam eder. Doğayı insandan alırsanız insan yaşamaya devam edemez.  Doğasıyla ve insanıyla bir bütün olarak çevremiz nezaketi hak ediyor.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir