Sevgililer Günü’nde doğduğum için şanslı mıyım sizce? Eğlenceli ve keyifli görünse de gülümseyerek bu konuyu atlayalım.
En bilinen anlatıya göre “Sevgililer Günü” Roma Katolik Kilisesi’nin inancı yönünde bir din adamı için ilan edilmiştir ve bugüne “Valentine’sDay” adı verilmiştir. Roma İmparatoru II. Claudius döneminde askerlerin savunma ve savaşa katılmaları öncelik haline gelince evlilik yapmaları yasaklanır. Papaz Valentine ise birbirini sevenleri evlendirmesi nedeniyle imparator tarafından hapse attırılır ve bu Valentine’in sonunu getirir.
Günümüzde özgürlükler genişliyor gibi görünse de dünyanın karanlık tarafına tutsaklık artıyor. İnsanlar birbirine ulaştıkça aslında sevgisizlik boyutlarını deneyimliyor. Sevgiyi yaşamak, paylaşmak, korumak derin bir anlayış gerektirir. İnsana, evrene ve yaşama ilişkin bilgileriniz arttıkça, çok katmanlı düşündükçe, bütünsel görebildikçe ne kadar büyük bir sevme kapasiteniz, sevilmeye ne kadar muhtaç ve sevmeye ne kadar uzak olduğunuz ortaya çıkıyor.
Kırmızı kalpli hediyelerin, pahalı mücevherlerin, sevimli oyuncak ayıların olduğu vitrinlerin arkasındaki karanlığı görmemek için ısrar mı ediyorsunuz? Örselenmiş kimliklerle savrulmamak için önce kendinizi iyileştirmelisiniz. Sonra ilişkilerinizi vicdan, şefkat ve özenle örmelisiniz. Gerçek sevgili kadınlar ve erkekler arasında birbirlerini onurlandıracak bir nezaket olmalıdır. Artık görün ve ertelemeyin!
